
önce şöyle bağırmak istiyorum yüksek müsadenizle.
hoş geldin ramazannnnnnnn, seni çooooooooook özlemiştik (:
bugün ramazan gelmeden son kez buluştuk kızlarla. dün bahsetmiştim kentpark'ta piknik falan diye. toparlanmamız biraz uzun sürse de ramazan arifesinde dostlarımla depoladıklarımdan ötürü Allah'a defalarca hamd...
giriş:merve piknik yerine 1 saat kadar geç geldi. üstelik pikniğimiz için yere sereceğimiz örtüyü o getirecekti.
ayakta kaldık.

geldiği gibi herkes üstüne yürüdü tabi. gak dese "nerde kaldın" diyoruz, guk dese "ne sorumsuzsun".

örtüyü serdik oturduk, aksilik bu ya merve'nin sırtına güneş vurmaya başladı. korkusundan da ses çıkaramıyor.
neyse söyledi biraz daha ileri çektik ama yine demediğimizi bırakmadık.

yarım saat kadar sonra güneş yine bunu buldu.

bu hafiften yine çıtlattı güneş falan diye. ayşe "Allah'ın aşkına merve bi yerinde dur!" diye fırçaladı.

olayın hemen akabinde esma merve'nin yanı başında duran patatesli kek'in kabını ağzı açık görünce, "aa kapatayım güneş vuruyor mekruh" dedi.
merve " ona vuruyo mekruh, bana vuruyo mendup dimi?"

uyh pikniğin en güldüğüm vaka'sı idi şıp diye anlatıverdim.
gelişme:neysem günün anlam ve önemine geçeyim.
ramazan'ın coşkusuyla herkesde başka bi hal var zaten. özellikle esma ile kendimizi eşeleyip durduk. aslında çok net kararlar olmamız gerekiyor. hep istediğimiz fakat yapamamaktan korktuğumuz çekindiğimiz bir şey için birbirimizi cesaretlendirdik yine. hâla tedirginiz o konuda ama ömrümüzü, zihnimizi temize çekmek için, dünya işleri ile çokta meşgul olmayarak zamanımızı bereketlendirmemiz için net bi atakta bulunmak zorundayız.
hatta kefaretli yeminli sözleşme yapmaya karar verdik.

kışları dersler, etkinlikler, seminerler vs. derken ne olduğunu anlamıyoruz fakat yazın sakinliği hepimizi ürkütüyor. "boş zaman" müslümanı olmak çok kolay çünkü. -Rabbim bize yardım et, bizi, zamanımızı ve işlerimizi bereketlendir [amin] -
İlk hedefimiz ramazan ayını en güzel şekilde değerlendirip bu manevi temelin üzerine tüm yıl (ve daha sonra bir ömür) sağlam bir bina inşa etmek.
mesela kurs zamanlarımızdan beri doğru düzgün ezber yapmadığımıza karar verdik :/
ki şüphesiz ezber insanın kur'an ile daha haşır neşir olmasını ve zihnini kirli bilgiden temizlemesini sağlıyor. bu konuda ilk plan ise sabah namazlarından sonraki vakitleri ezber için değerlendirmek. hele ki elimizde ayşe gibi bi kaynak var. ayşe'm hafızdır. Allah'ın verdiği bu imkanı, bu nimeti kullanmamak bizim ayıbımız. -etimizde kemiğimizde senin ayşem

-
ve tabi birde tefsir derslerimiz var.
kaç yıl ardarda hiç ara vermedik. bu konudaki istikrarımız sebebiyle Allah'ta işimizi rastgetirmişti. geçtiğimiz yıl tefsir yerine akaid konularını baştan inceleyelim dediğimizden beri hayatımız da büyük açık var.
tefsir yerine akaid olmazmış, tefsir artı akaid ancak. çünkü tefsir dersi kadar insanın gününe, anına, zamanına etki eden bir şey bilmiyorum ben.
öyle işte, tüm gün zihnimde bunlarla dolaştım.
ve ben biliyorum ki bizim sadece tek bir adım atmamızı bekliyor Rabbimiz, ardından tüm imkanlarını seriyor önümüze, buna defalarca şahit oldu bu yürek, defalarca elhamdülillah.
sonuç:fikrî de olsa bu atılımın semeresi midir bilmiyorum, bu günün akşamı da çok bereketli geçti.
katılmamız gereken bir toplulukta bir çok ilahiyatçı abla bulunmaktaydı, hoş sesleri ve naif okuyuşlarıyla bize kur'an ziyafeti verdiler.
hemen ardından ömrümde ilk defa gittiğim bir camide teravih'e yetiştik.
aminlerimiz karıştı bilmediğimiz insanların aminlerine.
safları sıklaştırdığımız için bile boş yer kalmayan o cami bana hediye gibiydi.
çok şükür çok çok şükür.
ramazan geldi.
geldiği gibi götürdü ruhumu buralardan.
herkes gibi iç çekiyorum, şimdi orda
* olmak vardı. şimdi orda olmak vardı.
cümleten hayırlı ramazanlar sevgili dostlar,
ahiretimizi bayram kılacak günlere inşallah...
"Size bereket ayı Ramazan geldi. Bu ayda Allah sizi kuşatıp,rahmetini indirir. Günahları bağışlar. Duaları kabul eder. Allah bu ayda, sizin hayırda yarışmanıza bakar ve sizinle meleklerine karşı iftihar eder''
(Hadis-i Şerif)
sosyal mesaj:

*mekke, mekke güzel şehir...